İnsan gözünün gördüğü ve en doğal rengi kaydedebilmek amacıyla film veya elektronik kamerayla çekim yapılırken, insan gözünün gördüğü ve en doğal rengi izleyiciye seyrettirebilmek amacıyla montajdan sonra yapılan teknik renk düzenlemelerine Renk Düzeltme denilir.

Film Kamerası İçin

Çekim Sırasında
Ortamın ışık şartlarına göre film kullanarak
Renk düzeltme filtreleri yardımıyla

Laboratuar İşlemi Sırasında
Banyo ısısının düzenlenmesi yardımıyla
Banyo süresinin düzenlenmesi yardımıyla
Kimyasal maddeler yardımıyla

Montajdan Sonra
Renk düzeltme cihazı yardımıyla
Bilgisayar ortamına aktarılıp renk düzenlenerek

Elektronik Kamera İçin

Çekim Sırasında
Beyaz ayarı yaparak
Menüden renk ayarı yaparak
Filtre yardımıyla

Montajdan Sonra
Renk düzeltme yaparak

Film Kamerasında Renk Düzeltme

Sinemanın ilk dönemlerinde siyah beyaz film kullanılarak çekim yapmıştı. Siyah beyaz filmde renk skalası da gri tonlamalardan ibaretti. Ancak sonradan üretilen renkli filmler ile adeta yeni bir boyuta geçildi.

O dönemin film ve teknik malzeme üreticileri insan gözünün gördüğü en yakın resmi kaydetmenin ne kadar zor olduğunu fark ettiler.

Renkli filmler çekildikten sonra bir çok renk hataları gözlendi. Bu renk hataları laboratuar ortamında ve banyo işleminde düzeltilmeye çalışıldı. Daha sonra bu renk hatalarını düzeltmek için özel cihazlar üretildi.

Filmdeki renk düzeltmenin nedeni basitçe şudur. Filmler tungsten (3200 Kelvin) ve day light (5600 Kelvin) renk sıcaklıklarında üretilmektedir. Genelde iç mekanlarda suni ışık kaynaklarıyla tungsten film ile çalışılır. Dış mekanda güneş ışığında çalışırken de filtre yardımıyla renk düzeltme yapılır. Ayrıca dış mekan gün ışığı için üretilen day light filmler de kullanılabilir.

Ancak çekim sırasında yapılan renk düzeltme sadece elimizdeki filtrelerin matematiksel değeri kadardır. Ara değerler düzeltilemez. Film çok toleranslı bir malzeme olduğu için ve laboratuar işlemi sırasında ve renk düzeltme sırasında da mümkün olduğu kadar renkler düzeltilebilir.

Filmin renklerinin bozuk çıkmasının bir çok nedeni olabilir. Filmlerin üretici yani markalarının farkı, üretimlerinin farklı zamanlarda veya farklı yerlerde yapılmış olması, emülsiyon tabakalarındaki kimyasal farklılıklar, filmin bazı kutularının uygun şartlarda saklanmaması, dış etkenler, filmin ışık görmesi gibi nedenler filmle ilgili, objektiflerden bazılarının eski, yıpranmış oluşu, lens kaymaları, kaplama malzemelerinin farklılıkları, objektife ışık girmesi bile rengi bozabilecek unsurlardır. Pozlanan filmin banyo edilmesi de film katalogunda yazan süre içinde yapılmalıdır aksi taktirde renk ve kontrastlık bozulmalarına neden olmaktadır.

Sonuç olarak film ne kadar toleranslı ve kaliteli bir malzeme olsa da insan gözüne en yakın doğal renkleri elde etmek oldukça zordur. Film Renk Düzeltme cihazları ile film montajlandıktan sonra pozitife basılırken bu konuda uzman elemanlar tarafından renkleri düzeltildi. Bu işlem halen yapılmak zorundadır.

Film Renk Düzeltme cihazını kullanarak rengi düzenleyen elemanlar da en az kameraman, görüntü yönetmeni kadar renk konusunda bilgili olmak zorundadır.

Elektronik Kameralarda Renk Düzeltme

Televizyonun ilk dönemlerinde siyah beyaz renge duyarlı elektronik kameralar yardımı ile çekimler yapılmıştı. Siyah beyaz filmde renk skalası da gri tonlamalardan ibaretti. Ancak sonradan üretilen renkli kameralar ile bütün bilgiler değişti.

O dönemin kamera ve teknik malzeme üreticileri insan gözünün gördüğü en yakın resmi kaydetmenin ne kadar zor olduğunu fark ettiler.

Renkli kameralarda bir çok renk hataları gözlendi. Bu renk hatalar düzeltilmeye çalışıldı. Daha sonra bu renk hatalarını düzeltmek için kamera kontrol üniteleri üretildi. Kamera kontrol ünitelerine beyaz ayarı devreleri ilave edildi. Aktüel kameralar üretildikten sonra da üzerlerine beyaz ayarı devreleri bulunuyordu.

İnsan gözünün gördüğü ve en doğal rengi kaydedebilmek amacıyla bir çok yenilik yapıldı. Sonuçta teknolojinin yapabildiği en iyi sonuca varıldı. Ancak bu sefer de bu sistemler hantal, ağır ve pahalı sistemler oldu.

Elektronik kayıt sistemlerini ucuzlatmak amacıyla sistemler geliştirildi. Hatta bir çok ülke kendi sistemini yarattı. Analog sistem yerini Dijital sisteme ve High Defination sisteme bıraktı. Fakat bu sistemler maliyetten dolayı en doğal rengi yakalamak için ilk yapılan üretimlerden daha kötüye gitti.

Çoğu kişinin zannettiğinin aksine en iyi resim ve en doğal renk ışığa duyarlı target kullanan lambalı kameralardır. Daha sonra analog sistem, digital sistem ve high defination sistem gelir. Teknoloji ileriye gitmekte ancak resim kalitesi düşmektedir.

Profesyonel elektronik kameralarda çekim yaparken renk düzenlemek çok zordur. Ancak kameranın teknik özelliklerini iyi bilen ve aynı kameranın sonuçlarını gözlemlemiş tecrübeli bir kameraman çekimden önce yeterli teknik hazırlık süresi bulabilirse en iyi sonuca ulaşabilir.

Amatör kameralarda ise doğru renklerde çekim yapmak imkansız gibidir.

Sonuç olarak elektronik kameralarla çekim yaparken ne kadar rengi düzeltmek için beyaz ayarı yaparsak yapalım yine de ortaya çıkan sonuç değişik ışık şartlarında renk farklılıklarına neden olacaktır.

Elektronik kameralarla yapılan çekimi montajladıktan sonra renk düzeltme yapmak kaçınılmazdır.

Not

Şu an bir çok kameraman, elektronik kameraların çalışma prensiplerinden dolayı çekim sırasında ne kadar renk düzeltme yapılırsa yapılsın ortamın ışık şartları değiştiğinde rengin de değiştiğini ve filmin bütünü içinde renklerin birbirini tutmayacağını montajdan sonra renk düzeltme yapılması gereğinin bilincinde olduğu için bunu yönetmen ve yapımcıya önermektedir. Çeşitli nedenlerden dolayı renk düzeltmeye girilemeyecekse kendisi çekim sırasında mümkün olduğu kadar renk düzenleme yapmak zorunda kalmaktadır.

Ancak montajdan sonra renk düzeltme yapılacaksa renk düzeltmek için uğraşarak zaman kaybetmemek için özel durumlar haricinde kameranın standart fabrika ayarında çekim yapılmaktadır.

Kaynak: Hayri ÇÖLAŞAN