Film Yapimi Hakkinda
Film Yapımı Haziran 30th, 2008Film insan gözü gibi analog bilgi kaydeden bir kayıt ortamıdır ve bu kayıt işleminin bir çok değişkeni ve ince detayı vardır.
Örneğin, filmin görüntüyü oluşturabilmesi için aşılması gereken bir eşik poz değeri söz konusudur, ancak bu eşiği aşabilen değerdeki ışık ışınları pozlama yapabilirler. Bu da sinematografır’a detay, renk, kontrast gibi görüntü parametreleri üzerinde oynama olanağı sunan bir poz esnekliği verir.
Her film karesi renk spektrumu’nun farklı bölgelerine duyarlı olan üst üste kaplanmış emülsiyon katmanlarından oluşur. Bu farklı emülsiyon tabakalarında jelatin içerisine dağılmış milyarlarca T-gren gümüş halogenür kristalleri, renk çiftleri ve diğer yardımcı kimyasal maddeler yer alır. Sahneden gelerek emülsiyon tabakalarına düşen ışınlar çok küçük gümüş nokta bulutlarını oluşturarak gizli görüntüyü verirler. Orijinal sahnede yer alan her noktadan gelen mavi, yeşil, kırmızı ışınların görüntüleri bu farklı renklere duyarlı tabakalar üzerinde ayrı ayrı oluşur.
Film proses edildiğinde bu etki milyarlarca kez arttırılarak “gizli görüntü” “görüntüye” dönüşür.
Film ışığa doğru orantılı bir cevap verdiği için yüksek pozlama (sahnenin aydınlık bölgeleri )ve düşük pozlama (sahnenin gölgeleri) değerlerinde doğal görüntüler oluşturur ve detay verir.
Bundan yaklaşık 50-60 yıl önce çekilen filmler bu gün hala TV, VCD, DVD gibi ortamlarda izlenmektedir.Siyah-beyaz separasyon negatiflerinin ömrü 500 sene civarındadır. Renkli negatif ve inter-negatifler yüzlerce sene’lik bir zaman süreci için saklanabilirler. Dolayısıyla arşiv uygulamaları için filmin özellikle siyah-beyaz separasyon negatiflerinin en uygun saklama ortamı olduğunu söyleyebiliriz.
Film ile Elektronik post prodüksiyonun birleştirilmesi yapımcılara çok geniş olanaklar sunmaktadır.
Proses edilen negatif taranarak satandart çözünürlük (SD), Yüksek Çözünürlük (HD) vs gibi her türlü formata çevrilebilir. Tarayıcılar ve sinyal işleme imkanları gelişen teknoloji ile beraber her gün daha ileriye gitmektedir. Taranarak elektronik data dosyaları elde edilen film görüntüsü üzerinde renk düzeltme , görünüm oranı değiştirme, temizleme, özel efekt gibi post prodüksiyon işlemleri yapıldıktan sonra bir recorder (kaydedici) yardımı ile tekrar filme geçmek ve sinema perdesi üzerinde gösterim yapmak mümkündür. Belki de günümüz dijital projektörleri yerlerini daha iyilerine bıraktığında ve sinemaların geleneksel projektörden dijital projektörlere geçişi finanse edildikten sonra tüm zincir elektronik üzerinde tamamlanabilecektir.
35mm filmin yanında super 16mm filmde bu film-elektronik evliliğinde iyi sonuçlar veren bir formattır. Özellikle günümüz emülsiyon teknolojisinde greni küçültücü T-gren gümüş halogenür kristalleri kullanılması gibi üreticiler tarafından gerçekleştirilen aşamalar super16 formatının video klipler, belgeseller ve düşük bütçeli yapımlarda kullanımı hızlandırmıştır.
Film yapımının altında durağan fotoğrafçılıkta kullanılan teknolojinin esasları yatar.Sinema filmleri de fotoğraf filmleri gibi ışığa duyarlı bir tabakayı taşıyan transparan bir tabakadan oluşur.
Ama belirli zaman aralığında tek bir görüntü kaydetmek yerine ,genellikle saniyede 24 kare olmak üzere , birbiri ardı sıra gelen birden fazla görüntü kaydeder .Seyirciler projeksiyonda bu görüntüleri izlediklerinde hareket halindeki bir görüntü izlenimi edinirler.
Sinema filmlerini üç ana kategoride toplayabiliriz;
• Negatif kamera filmleri
• Laboratuar veya Intermediate (ara ) filmleri
• Baskı (kopya) filmleri. Pozitif film.
Negatif kamera filmleri negatif (aksi) görüntü verirler ve bu görüntünün izlenebilmesi için diğer bir film stokuna basılması veya video bant’a transfer edilmesi gerekir.Laboratuar filmleri sadece sinema işinde (hareketli görüntülerin elde edilmesi işinde) kullanılırlar.
Intermediate (ara) Filmleri Duplikasyon (çoğaltma) yoluyla sahneleri , özel efektleri , jenerik ve teşekkürleri taşıyan orijinal filmin korunması için kullanılırlar.
Kurgulanmış film baskı (kopya) filmleri üzerine basılarak projeksiyonda kullanılacak kopyalar elde edir.
Bir fotoğraf veya sinema filmi birbiri üzerine kaplanmış çok ince bir çok tabakadan oluşur.
Bu yapıyı iyi anlayabilmek için bu tabakaları sırasıyla inceleyelim.
Emülsiyon Tabakası
Fotoğrafik görüntünün oluştuğu ışığa duyarlı tabakadır.Filmin tipine bağlı olarak bu tabaka sayısı birden yirmiye kadar değişebilir.Siyah-beyaz malzemelerde jelatin içinde dağılmış gümüş halojenür tuzlarından ve bazı yardımcı kimyasal maddelerden oluşur.Renkli filmlerde ışığa duyarlı gümüş halojenür tuzları ile beraber renkli boyar madde tabakaları yer alır.
Esas olarak üç ayrı aditif (temel) renge duyarlı üç ana emülsiyon tabakası mevcuttur.
En üstteki MAVİYE duyarlı tabaka renksiz kuplörler (renk çiftleri) taşır ve bu kuplörler developman esnasında etkilendikleri mavi ışık miktarına eşdeğer miktarda SARI boya verir.
Bu tabakanın altında sarı filtre şeklindeki tabaka gözümüzün görmediği fakat gümüş halojenürlerin çok duyarlı olduğu mavi ve ultraviole ışınları süzen bir emici tabaka görevini görür.
Sarı filtrenin altındaki tabaka YEŞİLE duyarlı olan emülsiyon tabakasıdır.Bu tabakadaki renksiz kuplörler developman esnasında pozlandırmada etkilendikleri yeşil ışık miktarına eşdeğer miktarda MAGENTA boya verirler.Daha alttaki tabaka KIRMIZIYA duyarlıdır.Bu tabakadaki renksiz kuplörler developman esnasında pozlandırmada etkilendikleri kırmızı ışık miktarına eşdeğer miktarda CYAN boya verirler.
Bu üç emülsiyon tabakasının da tek bir katmandan ibaret olmayıp üst üste kaplanmış bir çok katmandan oluştuğunu belirtmemiz gerekir.
Taban
Fotoğrafik emülsiyonun üzerine kaplandığı esnek taşıyıcı tabakadır ve film’in en kalın tabakasını teşkil eder.Fotoğrafçılığın ilk günlerinde taban tabakası olarak cam kullanılırdı.
Bu gün ise esnek , geçirgen ince bir plastik film kullanılır.Kullanılan plastik tabanlar arasında selüloz asetat , selüloz asetat propionat , selüloz asetat butirat vs. sayılabilir.Son zamanlarda geliştirilen bir yeni taban materyali de poliester’dir (ESTAR Base).Tüm bu taban malzemeleri yanmayan materyallerdir.
Yapıştırıcı Tabaka
Emülsiyon tabakasının proses çözeltilerinde ıslandığı zaman kırışmasını,kuruduğu zaman tabandan ayrılmasını engelleyen tabakadır.
Anti-Halo Tabakası
Film üzerine gelen ışık emülsiyon tabakasını geçtikten sonra taban tabakasına gelince buradan yansıyarak tekrar emülsiyon tabakasına dönebilir.Böylece bir noktanın iki görüntüsü meydana gelecektir.Bunu önlemek için ışığın geri dönüşünü engellemek gerekir.İşte bu geri dönecek ışığı emen tabaka Anti-Halo tabakasıdır.Bu tabaka proses esnasında filmden uzaklaştırılır.Bilinen üç tip tabaka vardır;
• Anti-Halo tabakası
• REMJET
• Boyalı film tabanı.
REMJET tabakası siyah pigment parçacıklarından oluşan ve proses esnasında filmden fiziksel olarak uzaklaştırılan bir tabakadır .Statik lekelerinin oluşmasını engellediği gibi filmin kamera tarayıcı vs. gibi cihazlarda kolay hareket etmesini sağlar ve çizilmelere karşı korur.
Koruyucu Tabaka
Emülsiyon tabakasını üzerine kaplanan ve bu duyarlı tabakayı yüzeysel etkilerden koruyan bir jelatin tabakasıdır.
Filmin, kameralarda , baskı makinelerinde ve projektörlerde dişli makaralar ve tırnaklar yardımı ile düzgün bir şekilde hareket ettirilebilmesi için kenarlarına hassas standartlara göre ayarlanmış delikler açılması gerekir.Deliklerin şekli ve aradaki mesafe (pitch) filmin tipine göre değişir.Tüm 35mm kamera filmleri çift perferasyonlu’lu (deliklidir).16mm kamera filmleri çoğunlukla tek perforasyonlu (1R-B tipi sarım) olur , çift delikli (2R) 16mm format genellikle hızlı-çekim fotoğrafçılığında kullanılır.
Yorum Gönder
Yorum gönderebilmek için giriş yapmalısınız.