Irak ve Savaş Üzerine Çarpıcı Filmler
HABERLER Ağustos 27th, 2007İstanbul Modern Sinema, yeni sezona Bağdat Yanıyor! başlıklı programla başlıyor. Irak ve savaş üzerine çarpıcı filmlerin gösterileceği programda, Laura Poitras’ın 2007′de “En İyi Belgesel Film Oscar Adayları” arasında gösterilen Memleketim, Memleketim, Amerikalı yönetmen James Longley’in, başta Sundance Film Festivali olmak üzere birçok festivalde ödül alan Parçalara Ayrılmış Irak, Samir’in 2002 Locarno Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü kazanan Bağdat’ı Unut ve Amos Gitai’ın Cannes Film Festivali’nde Hanna Laslo’ya En İyi Kadın Oyuncu Ödülü kazandıran Serbest Bölge adlı filmleri yer alıyor.
Program süresince 6-30 Eylül tarihleri arasında Medya Lounge alanında ve filmlerin öncesinde Cynthia Madansky’nin 15 kısa filmden oluşan Kamu Duyuruları Projesi - PSA Projesi gösterilecek. PSA Projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi.
Yönetmen Laura Poitras, 2007 En İyi Belgesel Film Oscar Adayı gösterilen Memleketim, Memleketim (My Country, My Country) başlıklı filminde 8 ayı aşkın bir süre Irak’ta tek başına çalışarak Amerikan işgali altında yaşamlarını sürdüren Iraklıların bir portresini sunuyor. Temel odak noktası, 6 çocuk babası ve Sünni siyasi aday olan Iraklı Doktor Riyad’dır.
Hanna Laslo’ya 2005 yılında 58.Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandıran Amos Gitai’ın Serbest Bölge’de (Free Zone) Natalie Portman ve Hiam Abbas’ın oynadıkları Ortadoğu’daki çıkmaza ticaret ve kadınlar aracılığıyla pragmatik çözüm önerisi getiriyor.
Petra Epperlein ve Michael Tucker’in yönettikleri Topçular Sarayı (Gunner Palace) savaşın ve milliyetçiliğin farklı açılarını yansıtıyor. Saddam Hüseyin’in inşa ettirdiği bombalanmış bir sarayın yıkıntıları arasına sığınan “Gunner” lakaplı Amerikan topçuları, Irak Savaşı’nın başlangıcında Bağdat deneyimlerini anlatıyorlar.
Topçular Sarayı filminin çekimleri sırasında yönetmen Petra Epperlein ve Michael Tucker terör örgütleriyle bağlantısı olan bomba üreticilerinin peşindeki Amerikan askerleriyle ilgili haber yapan Iraklı serbest gazeteci ve kameraman Yunis Khatayer Abbas’ın tuhaf hikâyelerini canlı bir şekilde anlattıklarına tanık olurlar. Tutsak: ya da Tony Blair’i Öldürmeyi Nasıl Planladım? (The Prisoner or: How I Planned To Kill Tony Blair?) başlıklı filmde, bir yanlışlıklar komedisi içinde, özgürlük yanlısı Iraklı bir gazeteci olan Abbas, Tony Blair’in sözde katili olarak tutuklanır ve Ebu Garib Hapishanesi’ne gönderilir: orada özgürlüğün gerçek anlamını keşfeder.
Bağdat Yanıyor başlıklı programın en çarpıcı fimlerinden biri, Amerikalı yönetmen James Longley’in, 2006 Sundance Film Festivali belgesel yarışmasında En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü ve En İyi Kurgu ödüllerini, 2006 Selanik Film Festivali’nde FIBRESCI Jüri Ödülü’nü kazanan ve 2007 En İyi Belgesel Film Oscar Adayı olan Irak’ı, Sünni, Şii ve Kürtlerin gözünden yansıtan belgeseli Parçalara Ayrılmış Irak (Irak in Fragments).
Üç bölümden oluşan Parçalara Ayrılmış Irak samimi ve tutkulu bir şekilde gerçekleştirilmiş bir dizi portreyi gözler önüne seriyor: Bağdat garajının güçlü sahibinin yanında çıraklık yapan 11 yaşındaki öksüz bir çocuk; yerel seçimler için bir araya gelen iki Şii kentindeki Sadr yanlılarının İslami yasaları silah zoruyla uygulamak için gösterdikleri çaba; Amerikan varlığını kabul ettiği için daha önce sahip olamadığı biçimde bir parça özgürlüğe kavuşan Kürt bir çiftçi ailesi…
Kardeşimin Kanı (The Blood of My Brother) yönetmen Andrew Berends’in Bağdat sokaklarındaki çarpışma ve ölüm sahnelerini içeren son derece sert bir belgesel. Film, Iraklı bir ailenin, büyüyen Şii ayaklanmasındaki katliamların tam ortasında verdikleri hayatta kalma mücadelesinin içyüzünü araştırıyor. 19 yaşındaki İbrahim, Iraklı bir portre fotoğrafçısı olan kardeşi Ra’ad Amerikan muhafızları tarafından vurulup öldürülünce, intikam hayalleri kurmaya başlar.
Yönetmen Maysoon Pachachi, 2003 yılında Irak işgalinin hemen ardından doğum yeri olan Bağdat’a 35 yıl sonra geri döner. Yanında vatandaşlık beyannamesi ve geçici anayasayı hazırlamak için görevlendirilen komiteye başkanlık yapacak olan 80 yaşındaki babası Adnan Pachachi de bulunmaktadır. Maysoon Pachachi’nin Mucizeler Ülkesine Dönüş (Return to the land of Wonders) başlıklı 2004 yapımı filmi, Washington tarafından istenen değişimlerle Irak’taki mezheplerin çıkarlarına yanıt vermek için yapılan uzlaşmalarla ilerleyen dolambaçlı sürece tanıklık ediyor.
2002 yılında Locarno Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü kazanan Bağdat’ı Unut (Forget Baghdad) Irak eski Komünist Partisi üyesi olan ve İsrail topraklarına göç etmeye zorlanan dört Bağdatlı Yahudi’nin unutulmuş öyküsünü dile getiriyor. Irak doğumlu olan ve yaşamını Zürih’te sürdüren yönetmen Samir, sinema tarihinin son yüzyılındaki “Yahudi” ve “Arap” klişeleri üzerine düşünen film, siyasal, toplumsal ve kültürel temaları işliyor.
Yorum Gönder
Yorum gönderebilmek için giriş yapmalısınız.