Fatih Akın Toronto vitrininde tek başına
HABERLER Ağustos 29th, 2007
6-15 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Kuzey Amerika’nın önemli sinema etkinliği 32. Toronto Film Festivali’ndeki tek ‘Türk yönetmen’ Fatih Akın. Pek çok Hollywood yıldızı da ‘festivallerin festivali’ Toronto’daki gala gösterimlerine katılacak. Venedik’te Altın Aslan için yarışacak 22 filmin 17’si Toronto programında
Toronto Film Festivali’yle Türk sinemasının ilişkileri, inişli çıkışlı bir çizgi izlemeyi sürdürüyor. Son 10 yıl içinde sinemamızın kalbur üstü filmlerini programlayan festival, bazı yıllar doyurucu toplu gösteriler (2003′te Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz ve Ömer Kavur’dan üçer film gösterilmişti) düzenlerken, bazı yıllar sinemamızı göreceli olarak unutuveriyor. Örneğin, geçen yıl ‘İklimler’ (N.B. Ceylan), ‘5 Vakit’ (Reha Erdem) ve ‘Takva’ (Özer Kızıltan) ile verimli bir hasat yaşanıyordu. ‘Festivallerin festivali’ tanımıyla yola çıkarak serpilip büyüyen Toronto, Türk sineması konusunda bu yıl sadece Cannes’la bile yetinmekten geri kalmış. Fatih Akın’ın ‘Yaşamın Kıyısında’ ile ‘Contemporary World Cinema’ bölümüne alınmış sadece; yine Cannes’da izlenen Semih Kaplanoğlu’nun ‘Yumurta’sı bile unutulmuş!
Doğaldır ki, 50 küsur ülkeden 300′ün üzerinde film sunan bir festivalden, her coğrafyanın gelişimini düzenli olarak yansıtması beklenemez. Kaldı ki, her ne kadar Toronto’yu Toronto yapan sadık sinefil izleyicisini düşünse de, etkinliğin giderek kalabalık bir sinema pazarına, parlak gala gösterilerine, listeleri kıvançla sunulan dünya ya da Kuzey Amerika prömiyerlerine dönüştüğünü göz önüne alınca, yapımcı ve dağıtımcıların istek ve beklentilerinin giderek ağırlık kazanmasını doğal karşılamak gerekir. Birçok seçicinin özgürce belirlediği programda, sanat sinemasını tercih eden seçicilerin kontenjanlarının giderek daralması, ne yazık ki kaçınılmazdır.
Bu yaz başı Paris’te yapılan, Cannes ve Roma Film Festivali gibi büyük etkinliklerin yöneticilerinin de katıldığı ciddi bir toplantıda, ’sinema festivalleri enflasyonu’ tartışılıyordu. Yıl boyunca, beş kıtada düzenlenen ve ‘kayda değer’ görülen sinema etkinliklerinin sayısı 2 bin 500′e ulaşmış, sapla samanı birbirinden ayırmak güçleşmişti. Nicelik ve nitelik sözkonusu olduğunda, terazinin nicelik kefesi giderek daha ağır basmaktaydı… ‘En büyük festivaller arasında kalıcı bir yer edinmenin yolu, sanat sinemasına yer verirken, daha fazla tanınmış oyuncu konuk etmekten ve popüler filmlerle daha fazla seyirci toplayabilmekten geçer’ türünden kestirme bir denklem, ne yazık ki her yerde benimsenir olmuştu. Toronto’nun en canlı ve en başarılı örneğini oluşturduğu bu eğilimden, 60. yaş gününün sarhoşluğuyla, Locarno Film Festivali bile kendini kurtaramamıştı. Yarın başlayacak Venedik Film Festivali’nde de Amerikan sinemasının ağır toplarına önemli bir yer ayrılmış.
Yine yıldızlar sahnede
Ve Toronto bu güz ‘uluslararası yıldız’ ve ‘özel misafir’ sayısının 500′ü bulacağını göğsünü gererek duyuruyor. Hollywood yıldızlarıyla sanat sinemasının adları aynı listede yer alıyorlar ama ağırlık giderek yıldızlar cenahına kaymakta! Kimler yok ki listede: Brad Pitt, Carlos Reygadas, Carlos Saura, Cate Blanchett, Catherine Breillat, Fanny Ardant, Fatih Akın, Jodie Foster, Juliette Binoche, Manoel de Oliveira, Michael Moore, Monica Belluci, Uma Thurman, William Hurt, Woody Allen ve adını bildiğiniz yüzlerce konuktan hangi birini saymalı ki?
29 Ağustos’da başlayacak emektar Venedik Film Festivali daha son bulmadan, Altın Aslan adayı 22 filmin tam 17’sini Toronto’da izleyebileceğiz bu kez: ‘Atonement’ ile Mostra’nın açılışını yapacak olan Joe Wright, Kenneth Branagh, Yusuf Şahin, Andrew Dominik, Tony Gilroy, Peter Greenaway, Paul Haggis, Todd Haynes, Jiang Wen, Lee Kang Sheng, Ang Lee, Ken Loach, Vincenzo Marra, Brian de Palma, Takashi Miike, Andrea Porporati ve Eric Rohmer Venedik’ten doğru Toronto’ya uçacaklar. Altın Aslan’ı Toronto’da yakalama şansı bu yıl gerçekten çok yüksek.
Yorum Gönder
Yorum gönderebilmek için giriş yapmalısınız.