Ülkemizin Avrupa Şampiyonası’ndaki başarılarından ötürü sürekli gündeme gelen futbol konusunu beyazperdeye taşıyarak en iyi futbol filmlerini sizin için inceledik.

Zafere Kaçış (Victory)

2.Dünya Savaşı sırasında çıkan propaganda olaylarını bastırmak için Nazi futbol takımının subayları müttefik savaş mahkumlarının kurduğu futbol takımı ile bir maç organize ederler. Bunu kamptan kaçmak için fırsat bilen mahkumlar maç içinde uygulamak üzere bir plan tasarlamaya karar verirler. Ama olaylar hiç de planladıkları gibi gitmez ve kaçma planı maç içinde yerini kazanma hırsına bırakır. Film 1962 Macar yapımı “Two Half Time in Hell” filminin yeniden yapımı niteliğ itaşıyor.

Michael Caine ve Sylvester Stallone filmin başrollerinde yer alıyor.

Hayatımın Çalımı Beckham (Bend It Like Beckham)

Jesse, ailesinin üzerinde kurduğu tüm baskılara rağmen, futbol tutkusunu hayata geçirmek isteyen Hintli bir kızdır. Bir gün, daha profosyonel bir takımda oynama şansı yakalar ve ailesinden gizli küçük bir kadınlar takımında oynamaya başlar. Ünlü futbolcu Beckham gibi başarılı olma hayalleri, ailesinin kendisini futbol oynarken yakalamasıyla suya düşer gibi olur.

Shaolin Soccer

İzlerken bolca “hobaaa, hadi canım, vay anasını, yok artık” gibi ünlemlerin sıkça dile getirildiği bu Japonya yapımı film Karate Kid’in Bay Miyagi’sinin futbol sahasına çıkmış versiyonu olarak da tanımlanabilir. 20 yıl önce futboldan olaylı bir biçimde kopan hoca, yanına Japon serflerini de alarak bir futbol takımı kurar. Kurar kurmasına da oluşan şey bir futbol takımından çok Tokyo Akrobasi sirkine benzer. Anlamak için izlenmesinin şart olduğu filmlerden biri. Nitekim izlendiği zaman da yukarıdaki ünlemleri kullanmamak imkansız bir hal alıyor.

Seksi Futbolcu (She’s The Man)

17 yaşındaki futbol takımı oyuncusu Viola Hastings kız takımının elendiğini öğrenir ama erkek takımının koçunu ya da futbolcu erkek arkadaşını erkeklerin takımında oynayacak kadar iyi olduğuna ikna edemez. Haylaz ikiz kardeşi Sebastian Londra’dan telefon edip yeni okulu Illyria Lisesi’ne başlamak için zamanında gelemeyeceğini söyleyince erkeklerden intikamını alma şansını değerlendirmeye karar verir. Kıyafet ve makyaj sanatçısı arkadaşının yardımıyla Sebastian’ın kılığına bürünür ve erkek futbol takımına katılmak için onun okuluna gider.

Sıradışı Sanıklar (Mean Machine)

Eski ünlü İngiliz futbolcu Danny Meehan hız yaptığı gerekçesiyle tutuklanır ve gelişen olaylarla kendini cezaevinde bulur. Cezaevi müdürü gardiyanlar ve mahkumlar arasında bir maç tertipler. Ancak maç daha sonra bir takım hesaplaşmaların döndüğü bir arenaya dönüşür.

Fever Pitch

Lindsay’in hayatında her şey kusursuz gitmektedir. İş yaşamında oldukça başarılı olan güzel kadın sonunda aradığı aşkı da bulmuştur. Yaz tatilinin keyfini çıkaran lise öğretmeni Ben istediğinden de iyi bir eş adayıdır. Ancak yazın sonu gelip de beysbol sezonu açılınca Lindsay’in kusursuz ilişkisi tam bir aşk üçgenine döner. Ben’in sakladığı gerçek aşkı ortaya çıkmıştır, Boston Red Sox. Yakışıklı öğretmenimiz tam bir beysbol fanatiğidir ve gözü 28 oyuncudan başka bir şey görmez. Lindsay’in mükemmel ilişkisi ile ilgili karar verme zamanı gelmiştir. Ya kusursuz erkeği olmadan yoluna devam edecek ya da bu aşk üçgeni içinde yaşamayı öğrenecektir.

Dar Alanda Kısa Paslaşmalar

Esnafsporluların en büyük tutkuları Amatör Kulüpler Ligi’nde şampiyon olmaktır. Esnafspor’un uzatmalı ve vefakar antrenörü Hacı’nın (Savaş Dinçel) en büyük tutkusu Aynur (Müjde Ar) ile evlenmektir. Aynur’un çok istemesine rağmen direnmesi ile kısır bir döngüye dönüşen bu tutku, gelgitlerle sürüp gider. Şehir dışında, bağ evinde yaşayan bir hayat kadınıdır Aynur. Hacı’nın ona olan aşkını Aynur’un dışında kimse bilmemektedir. Kendilerine profesyonel bir kulüp olma yolunu açacak olan Amatör Kulüpler Şampiyonluğu’nu kazanmak, önlenemez bir tutkuya dönüşür Esnafspor için.

Football Factory

Daha çok futbol şiddetinin yaşamları nasıl alt üst ettiği üzerine bir film olan Football Factory taraftarlık (!) kavramına eleştiri oklarını fırlatıyor. Bir grup holiganın hayatlarına bakış fırlatılan bu Nick Love filmi sinemalarımıza uğramayan bir başka Ada futbolu haritası. Filmin başında ve sonundaki iki “eğlenceli holiganizm” sahnesi ise futbol şiddetinin bir uyuşturucu gibi, görünüşte çok zevk verici görünen ama uçurumun dibine tek gidiş bileti olduğunun bir göstergesi.

Gol Kralı

Türk Toplumunun taaa içinden çıkan bi adam olduğunu her fırsatta bize gösteren Kemal Sunal’ın yeşil sahalarda boy gösterdiği film. Aziz Nesin’in kitabının fazlasıyla değiştirilmesi sebebiyle biraz sıradanlaşsa da ikincisi Kulüp Başkanı-Futbolcu-Teknik Direktör ve Dinçer Çekmez’in canlandırdığı “Söz Sahibi” adam arasındaki ilişkiyi gösterme açısından bir hayli komik olabiliyor. Kemal Sunal’ın mütemadiyen takımdan takıma geçmesi sırasında yaptığı konuşmalar, üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala bugünkü futbolcularımız göz önüne alındığında hicvedici niteliğini koruyor.