Cannes’e gidemeyenler Antalya’ya
HABERLER Ağustos 19th, 2007
19-28 Ekim tarihlerinde yapılacak 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Cannes, Berlin gibi prestijli festivallerden derleyip programına aldığı son dönemin nitelikli filmleriyle dikkat çekiyor. Festivalde efsane Alman oyuncu Hanna Schygulla’ya onur ödülü verilecek.
Köklü geçmişiyle Türk sinemasının, Yeşilçam’ın kalesi konumundaki Antalya Altın Portakal Film Festivali, son iki yıldır uluslararası olma yolunda geçirdiği köklü değişime paralel olarak bu yıl programına aldığı nitelikli filmlerle de göz kamaştırıyor. Real’in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV Vakfı’nın işbirliğinde gerçekleşen 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali, özellikle stand kurduğu Cannes Film Festivali’nden programına kattığı sıfır kilometre filmlerle Cannes havasını Antalya’ya taşıyor. Zira Cannes’da Altın Palmiye kazanan Romanya filmi ‘4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün’, İran’ın tepkisi nedeniyle Cannes’da hayli gürültü koparan çizgi film ‘Persepolis’, Japon yönetmen Naomi Kawase’ye Cannes’da Jüri Büyük Ödülü kazandıran ‘The Mourning Forest’, Gus van Sant’ın Cannes’da ‘60. Yıl Ödülü’ne değer görülen son filmi ‘Paranoid Park’, Emir Kusturica’nın Altın Palmiye için yarıştığı ‘Promise Me This’ ve Berlin’den Altın Ayı ödüllü ‘Tuya’nın Evliliği’ gala gösterimleriyle Antalya’da olacak.
Festivalin ‘Bir Ustaya Saygı’ bölümünde ağırlayacağı isimse efsane Alman oyuncu Hanna Schygulla. Fatih Akın’ın Cannes’da senaryo ödülü kazandığı filmi ‘Yaşamın Kıyısında’da rol alan oyuncunun Fassbinder imzalı ‘Aşk Ölümden Soğuktur’, ‘Petra von Kant’ın Gözyaşları’, ‘Lili Marleen’ ve ‘Die Ehe der Maria Braun’ isimli filmleri Antalya’da seyirciyle buluşacak. Ayrıca Hanna Schygulla, festival süresince Antalya’da bulunacak ve Festival Onur Ödülü’nü alacak.
19-28 Ekim tarihleri arasında yapılacak Altın Portakal, geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz, dünya sinemasının iki büyük ismi Michelangelo Antonioni ve Ingmar Bergman’ı da özel bir bölümle anıyor. Bu bölümde Bergman’ın ‘Scenes from a Marriage’ ve ‘Saraband’, Antonioni’nin de ‘Bulutların Ötesi’ ve ‘Blow Up’ adlı filmleri gösterilecek.
Altın Portakal kapsamındaki Uluslararası Avrasya Film Festivali’nde izleyiciyle buluşacak yeni yabancı filmlerden bazıları şöyle…
4 Ay 3 Hafta 2 Gün: 2007 Cannes Altın Palmiye ödüllü film, istemediği bir gebelikten mustarip Gabita’nın hikâyesi. Romanyalı yönetmen Cristian Mingui, süssüz bir gerçekçilikle, istenmeyen bir eylemin bireysel sonuçları üzerinden totaliter bir toplumdaki soğukkanlı adalet anlayışını ifşa ediyor.
Tuya’nın Evliliği: 2007 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülüne layık görülen filmde yönetmen Quanan Wang, annesinin doğduğu topraklara, Moğalistan’ın uçsuz bucaksız steplerine uzanıyor ve modern dünya tarafından tehdit edilen yaşamları ve eski gelenekleri şiirsel bir üslupla perdeye taşıyor.
Persepolis: Cannes’da jüri ödülü kazanan çizgi film ‘Persepolis’, İran devrimi sırasında bir genç kızın yaşadıklarını anlatıyor. Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud’nin birlikte yönettiği filmin seslendirme kadrosunda, Catherine Deneuve ve Gena Rowlands gibi oyuncular var. Cannes’da çok iyi eleştiriler alan film, İran’ın tepkisine neden olmuştu.
Eastern Promises: David Cronenberg’in son filmi. Londra Film Festivali’nin açılışında gösterilen filmin başrollerini Naomi Watts ve Viggo Mortensen paylaşıyor. Londra’nın güçlü mafya ailelerinden birine mensup Nikolai’nin, sıradan bir kadının tesadüfen ailenin kabarık suç dosyasını ele verecek deliller keşfetmesiyle kesişen hayatları üzerine.
The Mourning Forest: Cannes’da Jüri Büyük Ödülü kazanan Japon yönetmen Naomi Kawase, yaşlılık ve yas olgularını merkez alan içten ve dokunaklı bir öykü anlatıyor.
Kan Kardeşler: Genç Tayvanlı yönetmen Alexi Tan’in ilk filmi ‘Kan Kardeşler’, Venedik’in kapanışını yapmıştı. Göz kamaştırıcı bir suç, romans ve aksiyon öyküsü.
Getting Home: Berlinale Panorama bölümünde seyirci karşısına çıkan ‘Getting Home’ Selanik’te en iyi film Altın İskender ödülünü almıştı. Zhang Yang’ın filmi, Çinli bir göçmen işçinin hikâyesi.
Confession of Pain: Andrew Lau ve Oscar ödüllü ‘Köstebek’in yazarlarından Alan Mak’ın elinden çıkan filmde Hong Kong, kusursuz bir cinayetin ve fedakârlık öyküsünün sahnesi olarak karşımıza çıkıyor. Etkileyici sinematografisiyle dikkat çekiyor.
And Along Come The Tourists: Cannes’da ‘Belirli bir Bakış’ bölümünde gösterilen film, alışılmadık bir artalanda gelişen bir aşk ve kültürlerarası ilişki öyküsü anlatıyor ve Auschwitz’e, günümüzün perspektifinden zekice bir bakış atıyor.
Paranoid Park: Amerikan bağımsızı Gus van Sant, liselerdeki şiddete eğildiği ‘Fil’in ardından yine ergenlerin dünyasında. Film Cannes’da 60′ıncı Yıl Özel Ödülü’nü almıştı.
Terror’s Advocate: Genç yönetmen Erin Kolirin, Cannes’dan Coup de Coeur ödülüyle dönen filminde, ‘şeytan’ın avukatı’nın izini sürüyor ve Fransız hukuk tarihine geçmiş en esrarengiz kişiliğin Jacques Verges’nin gizemini aydınlatmaya çabalıyor.
The Man From London: Macar yönetmen Bela Tarr’ın son filmi. Cannes’da yarışan film, 60′ların, film-noir’larının gergin ve yoğun atmosferini canlandırırken güçlü ‘varoluşçu tonlaması’yla dikkat çekiyor.
My Brother is an only Child: İtalya’da dört di Donatello ödülü kazanan film, iki kardeş üzerinden İtalyan yakın tarihinin çalkantılı yıllarına uzanıyor.
Yorum Gönder
Yorum gönderebilmek için giriş yapmalısınız.