‘Bütün ödülleri alabilirdik!’
HABERLER Ağustos 29th, 2007
Saraybosna’da alınan ödülleri değerlendiren Ahmet Boyacıoğlu, ‘Jüri uluslararası baskı altında kalmasa bütün ödülleri biz alabilirdik’ diye konuştu.
Yeni Türk sinemasının uluslararası alandaki başarıları artarak sürüyor. 17 - 25 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen Saraybosna Film Festivali’nde “Takva”nın en iyi film seçilerek Saraybosna’nın Kalbi’ni kazanması, “Yumurta”nın ilk kez kamera karşısına geçen oyuncusu Saadet Işıl Aksoy’un da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alması sevindirici haberler dizisinin şimdilik son bölümü.
Jeremy Irons başkanlığında Meinholf Zurhorst, Frederick Maire, Andrea Staka ve ödüllü oyuncumuz Özgü Namal’ın bulunduğu jüri, Doğu Avrupa ve Balkan filmlerinden oluşan yarışmada, bir yıldır dünya festivallerini başarıyla dolaşan “Takva”nın yanı sıra prömiyerini Cannes’da yapan “Yumurta”nın güzel aktrisini de onurlandırdı.
10 filmden üçü Türk yapımı
Türk filmlerinin Saraybosna’ya çıkartma yapmasında Ankara Sinema Derneği başkanı, Türkiye’nin eski Eurimages temsilcilerinden Ahmet Boyacıoğlu’nun da katkısı büyük. Boyacıoğlu, Saraybosna izlenimlerini şöyle anlattı:
“Cannes Film Festivali sırasında Bosna - Hersek’in Eurimages temsilcisi Jovan Marjanoviç -ki festivale de çalışıyor- ve festival yöneticilerinden Elma Tataragiç görüşme talep ettiler. Saraybosna Film Festivali yarışmasına sadece Doğu Avrupa’dan filmler alıyorlardı, iki yıl önce Türkiye ve Yunanistan’dan da almaya başladılar.
Daha yaygın katılım istiyorlardı. Saraybosna’da tanıtma müşavirliği olmadığı için bir resepsiyon verilemedi ne yazık ki. Sonuçta sadece 15 ülkeye açık bir yarışmanın toplam 10 filminden üçü Türkiye’den seçildi! Yarışma için yapılan ön elemede 11. ve 12. sıralarda da iki Türk filmi varmış, ama beş tane birden almak festivali taraflı duruma düşürürdü.
Türkiye’den çok sayıda konuk çağırdılar. Bizim filmler nitelikleriyle daha baştan favoriydi. Önce ‘Yumurta’ sonra ‘Kader’ gösterildi. ‘Takva’yı temsilen kimse yoktu. Israr edip Önder Çakar ile Erkan Can’ı davet ettiler. Jüri üyesi Özgü Namal, canlı televizyon programı için cuma günü İstanbul’a uçtu ve cumartesi geri döndü Saraybosna’ya!
Festival yönetimi Çakar ile Can’dan kalış sürelerini festival sonuna dek uzatmalarını, Saadet Işıl Aksoy’dan da kapanış törenine gelmesini isteyince ödül aldıklarını tahmin ettik. Jüri, uluslararası baskı altında kalmasa bütün ödülleri biz alabilirdik. Tabii bütün ödülleri Türk filmlerinin kazanması herhalde skandal olurdu!”
Ödül çok heyecanlandırdı
“Takva” ekibini ise 25 bin euro tutarındaki ödülden çok Saraybosna’nın hakiki kalbi ilgilendiriyor. Filmin yapımcısı Sevilay Demirci duygularını “Hepimiz çok keyif aldık, çekimlerimiz olduğu için gidemedik. ‘Takva’nın uluslararası festivallerdeki gösterimlerinde hazır olup seyirci tepkilerini almak istiyorduk. Saraybosnalı oyuncumuz da vardı Erman Şaban. Orada beğenilmesi ve ödül beni çok heyecanlandırdı. Filmde bir Makedon ve bir Boşnak’ın hikâyesinin yer alması yüzünden… Ortağımız Fatih Akın ve Klaus Maeck orada ödülü alabildiği için memnun olduk en azından” diyerek dile getirdi. İlk film, ilk ödül Saadet Işıl Aksoy ilk kez kamera karşısına geçtiği, Semih Kaplanoğlu imzalı “Yumurta” ile bir uluslararası film festivalinde en iyi kadın oyuncu seçilme şansına sahip oldu. Öncelikle duru güzelliğiyle dikkat çeken ve Türkiye’de hemen dizi piyasasının starlarından biri haline getirilen Aksoy, Actor’s Studio eğitiminin; yönetmeni Kaplanoğlu ve başrolü paylaştığı Nejat İşler’in de katkısıyla doğal ve etkili bir oyunculuk sergiliyor “Yumurta”da.
Yorum Gönder
Yorum gönderebilmek için giriş yapmalısınız.