Örtücü (Shutter, Obtüratör)

Sinema Tekniği Yorum Yok »

İyi bir görüntünün elde edilebilmesi için, kamera objektifinden gerekli miktarda ışığın gerekli sürede geçmesi gerekir. Bu gerekli miktardaki ışığın gerekli geçiş süresi kamera gövdesinde bulunan ve hareketli bir mekanizma olan örtücü ile sağlanır.

Genellikle refleks kameralarda bu hareket dairesel, refleks olmayan kameralarda ise yatay veya dikey harekete sahiptir. Bilindiği gibi fotograf bir anın saptanmasıdır. Kamera hareketli fotograflar çeken, akıp giden bir filmi pozlandıran yapıdadır. Işığa karşı duyarlı filmin ışık etkisine bırakılma süresi saniyenin kesirleri ile ölçülür. O halde görüntünün film üzerine düşen pozlama zamanını tayin etmek ve film akışı halinde objektif lensini dolayısıyla film penceresini kapatarak filmin pozlanmasına yani ışıklamaya engel olmak örtücünün görevidir. Refleks vizörlü kameralarda görüntüyü vizöre bakarak aktarabilmek için örtücü üzerinde veya önünde refleks aynası bulunur.

Deklanşör (Motor Switch)

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Kamerayı çalıştırma düğmesidir. Kameranın güç kaynağından gelen enerjiyi açıp kapatmaya yarar. Aküden gelen enerji motora bağlıdır ve motor yardımı ile kameranın mekanik bölümlerinin hareketi sağlanmaktadır. Kameranın sol tarafında ve kameramanın kolay erişebileceği bir yerde bulunan deklanşör hafif bir parmak basıncıyla çalışabilecek niteliktedir.

Sayıcı (Takometre, Counter)

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Kameralarda birim zamanda ( saniye olarak ) film penceresinden kaç karelik film geçtiğini belirten göstergedir. Kameramıza değişken devirli motor taktığımızda, film penceresi önünden geçen birim zamandaki kare sayısını bu göstergeden okuyabiliriz.

Bu göstergeler değişik değerler arasında çalışabilecek şekilde üretilmiştir. Arriflex kameralarda 0 - 50 değerleri arasındadır.

Yeni üretilen kameralarda digital ( sayısal ) olarak bir gösterge üzerinde ışıklı olarak counter bulunmaktadır. Bu counter saniyede kaç karenin geçtiğini göstermektedir. Kare sayısı azaltıldığında veya arttırıldığında resetlenerek kamera çalıştıktan sonra film penceresinden pozlanan kare sayısı görülebilir. Bu gelişmiş counter elektronik devre ile denetlenmektedir ve hafızası vardır. Bu hafıza şasesinde daha önce çalışılan kare sayısı hafızaya alınarak denetlenebilir.

Çekici Tırnak

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Filmlerin yanlarında bulunan kenar deliklerine ( Perfore ) takılarak, film kızağı içinde filmin akışını sağlayan, her film karesini pozlamak için görüntü penceresi önüne çeken ve kameranın diğer bölümleri ile uyum içinde çalışan mekanik sistemdir. Özellikle Arriflex kameralarda tırnak haricinde bir de sabitleme tırnağı ( Registation Pin ) bulunur. Tırnağın perforeye takılarak görüntü penceresi önüne çektiği film karesini sabitleme tırnağı da başka bir perforeye takılarak pencere önünde tutup pozlanması için sağlıklı bir sistem oluşturur.

Baskı

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Film kızağı içinde akan filmi tam bir düzlem durumuna getiren, kızak baskısıdır. Bu baskılar son derece hassas bir yay sistemi ile donatılmışlardır. Aynı kızak aşınması gibi, bu baskıların da belirli süreler sonunda ölçümleri yapılıp istenilen ölçüde baskı yapmıyorsa değiştirilmesi yapılmalıdır. Baskının gevşemesi durumunda net olmayan çekimler yapılır. Baskının film üzerine fazla güç uygulaması ve filmi sıkıştırması durumunda film üzerinde çizilmeler, biraz daha baskı yüzünden filmde parçalanmalar olacaktır.

Film Kızağı

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Kamerada kullanılan filmin eni ölçüsünde olan kızak, filmin düzgün bir şekilde yol almasını sağlayan özel alaşımlı çelikten imal edilmiş film duyarkatının çizilmesine olanak vermeyen ve en önemli kamera bölümlerinden biridir. Kameranın belirli bir süre kullanımından sonra özel ölçüm cihazları ile ölçülerek filmin akışından dolayı çeliği aşınan film kızağı yenisi ile değiştirilmelidir. Bu ölçüm yapılmadığı ve film kızağı aşındığı anlaşıldığı halde değiştirilmediği zaman kamera net olmayan çekimler yapacaktır.

Film Kamerası Gövdesi

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Film kameralarının gövdeleri içinde ve dışında bir çok bölüm bulunmaktadır. Kamera gövdesinin dışında, kameraman için gerekli ayarları yapabilecek ve bu ayarları görecek düzenekler vardır. Gövdenin içinde ise magazinden gelen filmin belirli bir hızda pozlanmasına yarayan mekanizmalar bulunur. Kameramanın ve asistanın bu mekanizmaları iyi bilmesi gerekir.

Refleks Olmayan Film Kameraları

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Film kameraları kullandıkları vizöre göre sınıflandırılırlar. Refleks olmayan vizör kullanan film kameraları günümüzde pek üretilip, kullanılmamaktadır.

Kamera vizöründen bakıldığında objektifin gördüğü görüntü görülemez. Refleks olmayan kameralarda vizör, objektifin görüş açısına eşit bir sistemden oluşan bağımsız bir bölümde bulunur. Film üzerine düşen görüntü ile vizör görüntüsü birbirinden farklı olduğundan paralaks hatası denilen bir açı farkı ile görüntülerde sapma olur. İlk üretilen kameralar refleks olmakla birlikte artık bu tip kameralar üretilmemektedir.

Refleks Film Kameraları

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Vizörden bakıldığında kameramanın gördüğü görüntü, objektiften geçen ve filmin üzerine düşerek pozlanacak olan görüntüdür. Bu nedenle refleks kameralarda netlik ve çerçeve kontrolü rahat ve emin bir yöntemle yapılabilir.

Elektrik Enerjisi ile Çalışan Kameralar

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Bir güç kaynağına ihtiyaç duyan kameralardır. Şehir şebekesi veya jeneratörden elde edilen elektrik enerjisinin adaptör kullanarak kameranın kullandığı uygun akım ve gerilime dönüştürülerek kameraya uygulanması yardımıyla çalışabilirler. Ancak bu kameranın hareket kabiliyetini kısıtlayan bir durumdur.

Üstelik alternatif akımı doğru akıma tam olarak döndürmek çok zordur. Kameranın servo motorları doğru akımla çalıştığından en iyi doğru akım üreten aküleri kullanmak daha sağlıklıdır. Aküler kameralarda en çok kullanılan enerji kaynaklarıdır. Bu tip kameralar filmin akış hızını elektrik motoruyla sağlarlar. Elektrik akımının değiştirilmesiyle 1sn sürede pozlanan film miktarını azaltmak veya çoğaltmak mümkündür.

Mekanik Kameralar

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Elektrik enerjisinin aküler yardımıyla kameralarda kullanılmaya başlamasından önce kameralar mekanik olarak çalıştırlıyordu. İlk üretilen kameralar bir kurma kolu ile kameraman tarafından filmin akıtılmasıyla çalıştırıldı. Bolex H16, Pathe ve Bell&Howell bu tip kameraların en çok kullanılan modelleri sayılabilir. Bu tip kameralara ( Zemberekli ) ismi de verilirdi. Kameraman tarafından devamlı kurularak sıkıştırılan zembereğin boşalmasıyla çalışırdı ve çalışma süreleri kısa olduğundan sık sık kurulmaları gerekiyordu.

BBC eğitim bölümünden Julian WHITE ” kameraman saniyede 24 - 25 kare ortalamasını tutturabilmek için içinden bir şarkı söylerdi. Her ülkenin en çok bilinen ve temposu uygun şarkıları söylenirdi. Mesela İngiltere’de marshandise söylenirdi. Ancak kameraman müzikli bir konu ile çalışırken çok zorlanıyordu. Bir cenaze töreni çeken kameramanın içinden marchandise söylerken etrafta cenaze marşının çalınması tempoyu etkilerdi. ” diye zemberekli kameraların çalışmasını açıklıyor.

Film Kamerası

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Film icadından bile önce el ile bir tambur üzerine çizilen resimleri belli bir hızla döndürerek kısa zamanlarda görüntüleri hareketlendirme olayı biliniyordu. Başka bir yöntem ise kartonların üzerine çizilen resimleri aynı düzlem üzerinde ve belli bir hızda arka arkaya çevirerek elde edilen hareketli makinelerdi. Bu yöntem günümüzde halen karton film çizen grafikerler tarafından kullanılmaktadır.

Kare

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Film karesi ya da kare bir filmi oluşturan pek çok fotoğraf resminden biridir. Ham film üzerindeki kareler aralardaki boş satırlarla birbirlerinden ayrılırlar. Normalde sinema filminin bir saniyesi için 24 kare gerekir. (Bu sayı televizyonda 25 karedir.)

Sıradan film yapımında film kareleri kamera tarafından birbiri ardısıra, otomatik olarak fotoğraflanır. Animasyon filmlerinde ve özel efektlerin filme alınmasında ise her seferinde tek bir kare çekilir.

Film karesinin boyutu, film formatına göre farklılık gösterir. En küçük film formatı olan 8 mm filmde kare boyutu 3,5′tan 4,8 mm’ye kadar değişirken; IMAX’ta bu oran 69.6 ile 48.5 mm arasındadır. En yaygın film formatı olan 35 mm’nin kare boyutu 16′dan 22 mm’ye kadar değişmektedir.

Abdurrahman Color

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Abdurrahman Color 1960′lı yıların ortalarında başlatılan renkli film yapımındaki çarpıklığı anlatan argo terimdir.
Çarpıklık bu girişimin Türkiye’deki film tanıtımı sırasında vurgun amacıyla hiç bir ön hazırlık olmaksızın renkli filme başlanmasından kaynaklanmaktaydı. Renkli film çevirecek en temel araç ve gereç, bunu gerçekleştirecek deneyimli uygulayıcı, renkli film için gerekli işletmecilik de yoktu. Yapımcılar en pahalı işi en ucuza çıkarmak için, çalışmaya en iyi renkli boş filmle başlasalar bile, az sonra bunu daha ucuz renkli boş filmlerle sürdürüyorlar, değişik marka renkli filmleri uygun olmayan banyolardan geçirttiriyorlar ve uygun olmayan değişik pozitiflere bastırıyorlardı; ‘maksat renk olsun’du. Bunun sonucunda ortaya çıkan kötü filme, dünyanın hiç bir yerinde olmayan ‘Abdurrahman Color’ renkli filmi deniyordu.

Camcorder

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Camcorder (okunuşu: kemkordır), hem (video) film çekmek hem de oynatmak için kullanılabilen, video (film) kamerası. İngilizce Camera ve Recorder sözcüklerinden türetilmiş bir bileşik kelimedir.

Camcorder sözcüğüne, henüz TDK tarafından bir Türkçe karşılık önerilmemiş olmakla birlikte, 1985 yılında yayınlanan “Işıkizi fotoğrafçılık terimleri sözlüğünde”, Günlük olarak tutulan ve geçmişi anlatan kişisel notlara günlük ya da günce, geçmişi anlatan görsel kayıtlara ise izlek denilmiştir. Buna göre, bir olayı görsel olarak anlatan, her türlü kayıt bir izlektir. Bu tanımın, “kaydedilmiş film ya da video görüntüsü anlamına geldiği görülecektir. Aynı sözlükte, video kamerası izçeker, çekilen filmi oynatmak için kullanılan aygıt ise izçözer olarak adlandırılmıştır.

Seçici alan derinliği

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Shallow focus netlik derinliğini daraltan fotoğrafik ve sinematografik teknik. Deep focus tekniğinin aksine, bu teknik ile görüntünün sadece tek bir kısmı odak noktası içerisinde tutuluyor; görüntünün geri kalan kısmı bu noktanın dışında, yani bulanık gösteriliyor. Yönetmenler ve fotoğrafçılar shallow focus ile resmin bir bölümünü diğer bölümlerine nazaran daha belirgin ederek, izleyicinin özellikle nereye dikkat etmesi gerektiğini vurguluyorlar.

Net alan derinliği

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Deep focus net alan derinliğini sahnenin önündeki ve arkasındaki objeleri de kapsayacak kadar geniş tutan fotoğrafik ve sinematografik tekniktir. Böylece derinlemesine düzenlenmiş sahnede odak dışı yer bulunmuyor ve görüntü seyirciye eş önemde sunulan ön, orta ve arka plandan oluşuyor. Kısacası, deep focus tekniği sayesinde görüntü derinliği daha iyi değerlendirebiliniyor. Bunun karşıtı olan shallow focus tekniğinde ise, diyalog içinde olan oyuncular veya önemi vurgulanmak istenen nesneler birbirlerine olabildiğince yakın tutularak, arka plandaki diğer oyuncu ve nesneler bulanık bırakılıyor.

HD DVD

Sinema Tekniği Yorum Yok »

D DVD, ya da High-Definition DVD yüksek tanımlamalı videolar veya veri taşınması için geliştirilen optik depolama cihazıdır. HD DVD ler standart DVD lerin geleceği olarak geliştirilmişlerdir. Standart DVD lerin üç katına kadar veri depolayabilirler. HD DVD tek katmanda 15 GB ,çift katman söz konusu olduğunda ise 30 GB veri saklayabilir. HD DVD-RAM ise tek katmanda 20 GB ,çift katmanda 40 GB veri saklayabilir. Standart DVD formatıdna olduğu gibi, HD DVD nin veri saklayan tabakası yüzeyden 0.6 mm aşağısındadır. HD DVD leri diğer eski formatları da DVD-CD okuyabilir.

Film kamerası

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Kamera, birkaç temel öğeden oluşur: biri boş, öbürü görüntü kaydedilmiş filmi içeren makara (verici ve alıcı makaralar); dişlerin filmin deliklerine girip dönmesiyle filmi ışık penceresi önünde değişik hızlarda harekey ettiren mekanik düzenek; çekilecek nesneden ışık ışınlarının filmin duyarlı bölümünde toplanmasını sağlayan optik sistem. Bunlara modele göre çeşitli tamamlayıcı veya ikinci derecede önemli düzenekler eklenir. 1920′li yıllara kadar kameralar elle döndürülen bir kolla çalıştırılırken, sonradan bu kolun yerini motor sistemi almıştır. Günümüzde aşağı yukarı tüm kameralarda refleks vizörler kullanılmaktadır. Çok hızlı görüntü kaydı için (de bir kameranın normal hızı genellikle saniyede 8-48 görüntü arasında değişir) özel kameralar (optik dengeleyicili; bir dizi elektrik sinyali; elektronik) yapılmıştır.

Polyvision

Sinema Tekniği Yorum Yok »

Polyvision, üçlü ekranın bulucuları Abel Gance ile Andre Debrie’nin geliştirdikleri yan yana sıralanmış on kadar sahne üzerinde başka başka ya da birbirinin tümleyicisi olan görüntülerin aynı zamanda ya da ayrı ayrı yer almasına dayanan geniş ekranlı ve çok görüntülü işlem.