İran Yeni Dalgası
Sinema Akımları, İran Sineması Yorum Yok »
İran Yeni Dalgası veya İranlı Yeni Dalga (İngilizce: Iranian New Wave), İran sinemasındaki bir akımın adıdır. 1969′da Dariush Mehrjui’nin Gāv (İnek) adlı filmiyle başlayan akım, Mesud Kimiai’nin Gheysar ve Nasser Taqvai’nin Calm in Front of Others filmleriyle devam etti. Akım, yeni kültürel, dinamik ve entelektüel değerler ortaya koydu. İranlı sinema seyircisi de daha titiz hale geldi ve akımı gelişmesi ve başarılı olması yönünde teşvik etti. 3-4 yıl içinde 40-50 civarında kayda değer film çekildi ve İran Yeni Dalgası kurulmuş ve kendisini kabul ettirmiş oldu.
Devamını Oku… »
Kinoglaz Manifestosu Sine-göz olarak da bilinen sovyet sinema kuramıdır.Üçlü Konsül: Dziga Vertov, Mikhail Kaufmann ve Elizaveta Svilosa’dan oluşan ve sine-göz kuramını geliştiren grup. Kuramcısı Dziga Vertov’dur. Vertov 1917 ekim devriminden sonra sinemayla ilgilenmeye başlamış. Vertov sinema kuramını o dönemki bolşevik iktidarının kendini halka anlatma ihtiyacı üzerinden şekillendirmiştir. Vertov’un çoğu film bolşeviklerin sosyalizmi ve çarlığı anlatmak amacıyla ülkenin dört bir yanını dolaşan Ajit-tren adı verilen bir trenle gösterilmiştir.
Fransız müziği, Fransız şarabı, Fransız çikolatası ve tabii ki Fransız filmleri… Sinemada çok önemli bir yeri olan Fransayı sadece bir akımla ele alırken her ne kadar “yeter mi acaba” diye düşünsek de Avrupa sineması akımları dosyamızdaki diğer ülkelere haksızlık yapmamak amacıyla en önemli Fransız akımını size tanıtıyoruz. Kim bilir belki daha sonra Fransaya bir ziyaret daha yaparız.
İtalyan yeni gerçekçilik akımıAvrupa’nın sinema tarihi peşinde yaptığımız yolculukta bu ay Almanya’dan güneye doğru ilerliyoruz ve İtalya’ya varıyoruz. Krallıklar tarihi, resim ve heykel tarihi, hatta futbol tarihi ile ünlü olan İtalya’nın sinema tarihinde de büyük bir yerinin olmaması zaten düşünülemez. En önemli sinema akımlarından bir diğerinin anavatanı olan İtalya’ya geldiğimizde bakalım siyah-beyaz dünyanın hangi tarzı bizi bekliyor.
Etrafımızı sarıp sarmalayan Hollywood filmlerini çok seviyor olabiliriz ama festivallere olan ilgi ve alâkadan da belli olduğu gibi Avrupa sinemasına da hastayız. Sinema tarihinin en önemli akımlarına sahne olan Avrupa’nın kat ettiği yolları bilmeden “Avrupa sinemasını seviyorum” demek pek de inandırıcı olmaz. Madem hal böyle, o zaman bakalım Avrupa sineması nerdeymiş nereye gelmiş, hangi akımlar tarafından sürüklenmiş. Bir yazı dizisi halinde ülke ülke gezeceğimiz Avrupa sineması turumuza Türkiye’nin en sıkı fıkı olduğu ülke Almanya’dan ve onun pek nefis bir akımı olan dışavurumculuktan başlayalım. 